İçeriğe geç

Mersin’in en ünlü yemeği nedir ?

Bir Kış Akşamı, Kayseri ve Hafızaya Sızan Tatlı Kokusu

Gezo takipçilerine merhaba! Bu yazımız “Mersin’in en ünlü yemeği nedir” konusunu seven herkes için hazırlandı.

Kayseri’nin o keskin soğuğu bazen insanın içine işler. Camın kenarına oturduğumda dışarıdan gelen rüzgârın sesi bile sanki geçmişi hatırlatır gibi olur. O akşam da öyleydi; sokak lambalarının sarı ışığı karın üstünde kırılıyordu ve ben elimde yarım kalmış bir defterle düşüncelere dalmıştım. 25 yaşındayım, çoğu şeyi içine atan ama yazınca biraz hafifleyen biriyim. Günlük tutmak benim için sadece alışkanlık değil, bazen hayatta kalma şekli.

O gün mutfaktan yayılan koku beni çocukluğuma götürdü. Annem mutfakta bir şeyler hazırlıyordu. Tezgâhta un, şeker, irmik… ama asıl beni çeken şey, o özel tatlıydı: Kerebiç.

Yumuşak, hafif baharatlı, içi dolu ama dışarıdan sade görünen o tatlı… Sanki insanın içindeki saklı duygulara benziyordu.

Evde Başlayan Sessiz Bir Hikâye

Annemin sesi mutfaktan geliyor, “Birazdan hazır olur,” diyordu. Ama ben o sırada hazırlanan şeyden çok, onun etrafında oluşan hatıraları düşünüyordum. Çünkü her kerebiç yapılışında evde bir şey değişirdi. Ya bir kutlama olurdu ya da bir vedaya hazırlık.

O gün ne kutlama vardı ne de açık bir veda. Ama içimde garip bir sıkışma hissi vardı.

Tezgâhta dizili tatlıları görünce anneme sordum:

“Bunlar ne kadar dayanır?”

Bana bakıp gülümsedi, sanki sorunun içinde başka bir şey saklıymış gibi. “Kerebiç tatlısı kaç gün dayanır?” diye tekrar ettim bu kez daha net bir sesle. Belki de aslında tatlının değil, hayatın dayanma süresini merak ediyordum.

Annem “Üç dört gün,” dedi. “Ama en güzeli ilk gün.”

O cümle içime küçük bir taş gibi düştü. En güzeli ilk gün… İnsan ilişkileri de öyle değil miydi bazen?

Geç Gelen Bir Akşam ve Açılmayan Telefonlar

O gün akşam saatlerinde telefonum uzun süre çalmadı. Beklediğim biri vardı aslında, adını defterime sık sık yazdığım ama sesini artık daha az duyduğum biri.

Pencereden dışarı bakarken kar taneleri yavaş yavaş çoğalıyordu. Mutfaktan gelen tatlı kokusu evin her köşesine yayılmıştı ama içimde tuhaf bir eksiklik vardı.

Anneme yardım etmek için mutfağa gittim. Kerebiçleri tek tek kutulara yerleştiriyorduk. Ellerimiz unlu, sessizdik. Sadece kağıtların hışırtısı vardı.

“Bunu yarın götürürüz,” dedi annem.

Ben kutuya bakarken düşündüm: Yarın… Tatlı için çok geç olabilir mi?

Belki de bazı şeyler, tıpkı Kerebiç gibi, taze iken anlamlıydı. Birkaç gün sonra aynı şey olmuyordu artık.

Hatıraların Dayanma Süresi

Ertesi gün okuldan dönerken kutuyu yanımda taşıyordum. Arkadaşlarıma götürecektim. Ama içimde garip bir huzursuzluk vardı. Sanki o kutu sadece tatlı değil, başka bir şey daha taşıyordu: gecikmiş konuşmalar, söylenmemiş cümleler, ertelenmiş duygular.

Yolda yürürken kendi kendime düşündüm:

İnsan duyguları kaç gün dayanır?

Daha doğrusu, insan kalbi kaç gün “ilk günkü gibi” kalabilir?

Kutunun içinde duran tatlıları hayal ettim. İlk gün yumuşak, taze, aroması güçlü… Ama üç gün sonra aynı tatlı belki biraz kuruyacak, belki kokusu azalacaktı. Yine yenirdi ama aynı hisle değil.

İşte bu düşünce beni içten içe rahatsız etti.

Bir Paylaşım ve Beklenmeyen Sessizlik

Önerdiğimiz İçerik: Max Weber'e göre devlet nedir ?

Arkadaşlarımın yanına gittiğimde kutuyu açtım. Gülüştük, konuştuk, tatlıyı paylaştık. Herkes beğendi ama kimse benim düşündüğüm şeyi bilmiyordu.

Ben o sırada telefonuma bakıyordum.

Gelmeyen bir mesaj, açılmayan bir konuşma…

Kerebiçler dağıtılırken içimde bir şey eksiliyordu. Sanki tatlıyla birlikte başka bir şey de azalıyordu: sabır, umut, belki de bekleme duygusu.

O an fark ettim ki Kerebiç sadece bir tatlı değildi benim için. O, zamanın kendisiydi. Başladığı gibi bitmeyen, ama bekledikçe anlamını kaybeden bir şey.

Geç Kalmanın Sessiz Ağırlığı

Eve döndüğümde kutu neredeyse boştu. Annem mutfakta yine bir şeyler yapıyordu. Sanki hiçbir şey olmamış gibi.

Ama ben içimde bir ağırlık taşıyordum.

O gece defterimi açtım. Uzun uzun yazdım. Kimi beklediğimi, neden beklediğimi, neyin geç kaldığını bile bilmeden hissettiğim o boşluğu…

Ve şunu yazdım:

“Bazı şeyler var, taze iken güzel. Birkaç gün sonra sadece hatıra oluyor.”

O an tekrar aynı soru aklıma geldi:

Kerebiç tatlısı kaç gün dayanır?

Ama bu kez cevabı mutfakta değil, içimde aradım.

Hatıraların Kokusunda Kaybolmak

Sonraki günler geçti. Telefonlar geldi, bazen cevaplar verildi, bazen verilmedi. Hayat akmaya devam etti.

Ama o tatlının kokusu evde kalmaya devam etti. Sanki zamanın içine sinmişti.

Bazen gece yarısı kalkıp mutfağa gittiğimde dolabın içinde kalan son kutuya bakıyordum. Açmıyordum bile. Sadece bakıyordum.

Çünkü biliyordum: Açarsam bitecek.

Tıpkı bazı konuşmalar gibi, bazı insanlar gibi, bazı duygular gibi…

“Mersin’in en ünlü yemeği nedir” konusundaki yazımızı okuduğunuz için teşekkür ederiz. Gezo olarak sizlere her zaman kaliteli içerik sunmaya devam edeceğiz.

İlk Günün Gerçeği

Bir gün annemle yine mutfakta karşılaştık. Bu kez yeni bir kerebiç hazırlanıyordu. Ellerinde aynı ritim, aynı sakinlik vardı.

Ben ona baktım ve sordum:

“İlk gün neden bu kadar önemli?”

Bir an durdu. Sonra çok kısa bir cevap verdi:

“Çünkü bazı şeyler bekledikçe eksilir.”

O cümle içimde uzun süre yankılandı.

O an anladım ki mesele sadece bir tatlının kaç gün dayandığı değildi. Mesele, insanın içindeki şeylerin ne kadar süreyle aynı kalabildiğiydi.

Ve dürüst olmak gerekirse, çoğu şey çok kısa sürüyordu.

Bir Defterin Son Sayfası

O gece defterimi kapatırken uzun süre camdan dışarı baktım. Kayseri’nin soğuğu yine aynıydı. Ama ben aynı değildim.

Kerebiç artık sadece bir tatlı değildi. Bir zaman ölçüsüydü. Bir bekleyişin sınırıydı. Bir duygunun raf ömrüydü.

Ve belki de en zor kabul ettiğim şey şuydu: İnsan bazı şeyleri koruyamıyordu. Ne kadar dikkat ederse etsin, ne kadar saklarsa saklasın… zaman kendi yolunda ilerliyordu.

Ama yine de mutfaktan gelen o kokuyu seviyorum. Çünkü bana her seferinde aynı şeyi hatırlatıyor:

Bazı şeyler kısa sürer ama iz bırakır.

Ve bazı izler, hiçbir zaman gerçekten kaybolmaz.

Önerdiğimiz İçerik: Mersin Toroslar ne zaman ilçe oldu ?

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

mecidiyeköy escort
https://www.anaokulu.org https://cune.com.tr https://cocu.com.tr Sitemap
ilbet güncel giriş