İçeriğe geç

Etiket: bir

Kamu Avukatı olmak için hangi kpss ?

Hayat bazen bizi hiç beklemediğimiz yollara sürükler. Bazen bir söz, bazen bir haksızlık, bazen de çocuklukta duyduğumuz bir hikâye… Hepsi birer kıvılcım olur içimizde. Bu yazıda, o kıvılcımı takip edip adaletin peşine düşen iki insanın hikâyesini anlatacağım. Biri çözüm odaklı ve stratejik düşünen bir adam, diğeri ise empatik ve ilişkisel yaklaşımıyla kalplere dokunan bir kadın. İkisini de birleştiren ortak hayal ise tek: Kamu avukatı olmak… Hayallerin Adalete Açılan Kapısı Mehmet, küçük bir Anadolu kasabasında büyümüştü. Babası haksız yere işten çıkarıldığında, evlerinde sessiz bir isyan başlamıştı. O günlerde, mahkeme salonunda babasının yanında duran genç bir avukatın sözleri Mehmet’in kulaklarına kazındı: “Adalet,…

10 Yorum

Kg m3 neye eşit ?

Kg/m³ Neye Eşit? Kültürlerin Yoğunluğunda Antropolojik Bir Yolculuk Bir antropolog olarak dünyanın dört bir yanındaki kültürleri gözlemlerken fark ettiğim en ilginç şeylerden biri, her toplumun “yoğunluk” kavramını farklı biçimlerde yaşadığıdır. Fiziksel olarak kg/m³ biriminde ifade edilen yoğunluk, aslında yalnızca bir maddenin kütlesinin hacmine oranıdır. Fakat kültürel düzlemde bu denklem, toplumların ritüellerinde, sembollerinde ve kimliklerinde çok daha derin anlamlar taşır. Gelin, “kg/m³ neye eşittir?” sorusunu sadece bir fiziksel formül olarak değil, insanlığın ortak ölçü arayışının sembolü olarak inceleyelim. Bilimsel Gerçek: Kg/m³ Yoğunluğun Birimi Bilimsel tanımıyla başlayalım: 1 kg/m³, bir metreküplük hacimde 1 kilogram madde bulunması anlamına gelir. Bu, bir maddenin ne…

10 Yorum

Kavram öğretim yöntemleri nelerdir ?

Kavram Öğretim Yöntemleri Üzerine Felsefi Bir Bakış Kavram, insan zihninin dünyayı anlamlandırma aracıdır. Bir kavram, yalnızca dilsel bir sembol değil, aynı zamanda varlığın özüyle, bilginin doğasıyla ve ahlakın yönüyle ilişkilidir. Felsefi düzlemde kavram öğretimi; insanın dünyayı nasıl algıladığı, bilgiyi nasıl yapılandırdığı ve hakikati nasıl anlamlandırdığı sorularını içerir. Bu nedenle, kavram öğretim yöntemleri yalnızca pedagojik değil, aynı zamanda ontolojik, epistemolojik ve etik bir mesele olarak da ele alınmalıdır. Ontolojik Perspektif: Varlığın Kavramla Buluşması Ontoloji açısından kavram, var olanın düşüncedeki temsili olarak karşımıza çıkar. Öğrenciye bir kavram öğretmek, aslında ona varlığın bir yönünü açmaktır. Bir çocuk “adalet” kavramını öğrendiğinde, yalnızca kelimeyi değil,…

14 Yorum

Gülşen ülkeyi terk etti mi ?

Gülşen Ülkeyi Terk Etti Mi? Bir Psikolojik Mercek Altında İnceleme Bir Psikoloğun Meraklı Girişi Bir insanın, bilinçli ya da bilinçsiz olarak, bulunduğu yerden ayrılması, sadece fiziksel bir hareket değildir. Bu tür kararlar, genellikle derin psikolojik süreçlerden ve içsel çatışmalardan beslenir. Bir sanatçı, özellikle kamuya mal olmuş biri, bu tür kararlar aldığında, sadece kendi hayatını değil, toplumu da etkiler. Gülşen’in ülkeyi terk etmesi iddiaları, belki de birçok kişiyi olduğu gibi, beni de psikolojik açıdan derin bir analiz yapmaya sevk etti. İnsanların neden böyle bir karar verdiğini, ne gibi duygusal ve bilişsel süreçlerin arkasında olduğunu anlamak, sadece ünlülerin yaşamlarına değil, hepimizin hayatına…

8 Yorum

Güdümlü kitap ne demek ?

Güdümlü Kitap Ne Demek? Kültürlerin İzinde Anlamın Yolculuğu Bir antropolog olarak dünyanın farklı köşelerinde insanların hikâyelere, söze ve simgelere nasıl anlam yüklediğini incelemek, insanlığın ortak belleğine dokunmak gibidir. Her toplum, geçmişini anlatmak için farklı araçlar geliştirir: kimi sözlü destanlarla, kimi yazılı metinlerle, kimi ise sembolik ritüellerle. Bu çerçevede “güdümlü kitap” kavramı, yalnızca bir yayın türü değil, kültürel yönlendirme ve anlam aktarımının bir aracıdır. Güdümlü Kitap Kavramının Kökeni ve Anlamı Güdümlü kitap, bir düşünceyi, ideolojiyi veya belirli bir dünya görüşünü okura bilinçli bir şekilde aktarmayı hedefleyen eserleri tanımlar. Bu tür kitaplar, bireyin düşünsel yönelimini şekillendirme amacını taşır. Ancak antropolojik bir bakışla…

14 Yorum

Güderi bez makinede yıkanır mı ?

Güderi Bez Makinede Yıkanır mı? Öğrenmenin Pedagojik Yolculuğu Bir eğitimci olarak her zaman inanmışımdır: Öğrenme yalnızca bilgiyi edinmek değil, dünyayı yeniden anlamlandırmaktır. Tıpkı öğrencinin merak ettiği bir “neden” sorusu gibi, gündelik hayatın içindeki küçük sorular da derin bir öğrenme sürecini başlatabilir. İşte onlardan biri: Güderi bez makinede yıkanır mı? İlk bakışta bu soru basit, teknik bir yanıtı çağrıştırır. Ancak pedagojik bir gözle baktığımızda, bu soru öğrenmenin doğasıyla, bilginin deneyimle kurduğu bağla ilgilidir. Çünkü her bilgi, bir davranışa dönüşmeden anlam kazanmaz; tıpkı güderi bezi nasıl yıkayacağımızı öğrenirken sabır, dikkat ve deneyim kazanmak gibi. Deneyimsel Öğrenme: Bilginin Ellerdeki Yolculuğu David Kolb’un deneyimsel…

10 Yorum

Gebze Kapıkule arası kaç saat ?

Gebze Kapıkule Arası Kaç Saat? Küresel ve Yerel Perspektiflerden Yolculuğun Anlamı Yola çıkmanın heyecanı her yerde aynıdır; bir varış noktasına doğru giderken geçen zaman, çoğu zaman sadece dakikalar ve saatlerden ibaret değildir. “Gebze Kapıkule arası kaç saat?” gibi basit görünen bir sorunun bile içinde yolculuğun kültürel, ekonomik ve toplumsal anlamları gizlidir. Bu yazıda, bu rotayı sadece harita üzerindeki bir mesafe olarak değil, aynı zamanda farklı bakış açılarıyla ele alınması gereken bir deneyim olarak inceleyeceğiz. Bir Yolculuğun Başlangıcı: Samimi Bir Bakış Her yolculuk, sadece A noktasından B noktasına gitmek değildir; kimi için bir tatilin başlangıcı, kimi için memleket hasreti, kimi için…

12 Yorum

Eczacılık kamu görevi midir ?

Eczacılık Kamu Görevi midir? İlaç Kokulu Bir Vicdanın Peşinde Şöyle derin bir nefes alın; hissediyor musunuz? O koku, yalnızca tentürdiyot değil—sorumluluğun, etik duruşun ve kamusal faydanın kokusu. Bugün “eczacılık kamu görevi midir?” sorusuna sadece hukuk metinlerinden değil, hayatın içinden, yarının şehirlerinden ve veri kablolarının içinden bakacağız. Çünkü bu soru, bir mesleğin tanımından çok daha fazlası: Toplumun sağlığını kimin, nasıl ve hangi değerlerle koruduğu meselesi. Kökenler: Şifanın Kamusallığı Eczacılığın hikâyesi, otlarla karışan harflerin, reçetelerle yazılan duaların tarihi. Antik çağlarda şifa dağıtmak, kutsal bir emanet sayılırdı; Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan çizgide ise eczacılık, modernleşen toplumun sağlığa erişim kapısı oldu. Bu tarih bize şunu…

14 Yorum

Altının gramı ne kadar oldu ?

Altının Gramı Ne Kadar Oldu? Edebiyatın Işığında Değerin Arayışı Kelime, bir dünya kurar. Her cümle, her hikaye, hem bir anlam hem de bir evrendir. Edebiyat, sadece bir yazım sanatından ibaret değildir; kelimelerin gücüyle okuyucunun ruhuna dokunur ve dünyayı farklı bir bakış açısıyla sunar. Her kelime, tıpkı bir altın parçası gibi, kendi değerini taşır. Bir altının gramı, ekonomik bir gerçeklik olarak piyasalarda belirli bir değere sahiptir. Ancak bu değeri, yalnızca sayılarla ölçmek yeterli değildir. Edebiyat, değer kavramını derinlemesine ele alırken, altının gramındaki sayısal değerin ötesine geçer. Peki, altının gramı ne kadar oldu? Bu soruyu edebi bir bakış açısıyla sorduğumuzda, aradığımız sadece…

12 Yorum

Asker neden bot giyer ?

Merhaba! Farklı bakış açılarını keşfetmeyi seven biri olarak, bugün sizlerle basit gibi görünen ama aslında birçok katmanı olan bir konuyu konuşmak istiyorum: Asker neden bot giyer? Bu soruya sadece “koruma amaçlı” diye cevap vermek kolay olurdu. Ama gelin birlikte, işin hem fiziksel hem de toplumsal yönlerine bakalım. Çünkü her botun bir hikayesi, her hikayenin de farklı bir perspektifi var. Asker Neden Bot Giyer? Yalnızca Güvenlik mi, Yoksa Disiplinin Bir Sembolü mü? Asker botu, ilk bakışta dayanıklılık, koruma ve sağlamlıkla ilişkilendirilir. Çamurda, karda, yağmurda ya da taşlık arazide görev yapan asker için bot, adeta bir “güvenlik zırhıdır”. Ancak mesele sadece fiziksel…

12 Yorum
mecidiyeköy escort bonus veren siteler
Sitemap
ilbet güncel giriş